Uzm. Diyetisyen Esra BAŞ TOKTAY’dan Zayıflama Önerileri

Uzm. Diyetisyen Esra BAŞ TOKTAY’dan Zayıflama Önerileri


Zayıflamak İstiyorsanız Bahaneye Yer Yok!

Zayıflamak istiyorsunuz ama vermeniz gereken kilonun fazla olması, çalışma şekliniz, mesai saatleriniz, şehrin trafik yoğunluğu, evdeki diğer bireylerin beslenme şekli, vb gibi motivasyonunuzu düşüren ve sizi kilo verme sürecinden alıkoyan kendinize göre haklı bahaneleriniz olabilir.

Fazla kilolarınızdan kurtulmak istiyorsanız eğer önce kendinize inanmalısınız. Bu konudaki iç motivasyonunuzu sağladığınızda hedefe doğru en büyük adımınızı atmışsınız demektir. Eğer gerçekten karar vermişseniz tüm bu koşullar sizin için bahane olmanın ötesine gidemez, her bahaneniz için mutlaka bir çözüm yolu bulabilirsiniz.

Çok Kilo Vermem Gerekiyor!

Vermeniz gereken çok kilonuz varsa hedefinizi ilk etapta daha kolay ulaşabileceğiniz noktaya çekebilirsiniz. Mesela, bu hedef şu anki kilonuzun 5 kg altı olabilir. Vücut ağırlığınız 105 kg ve olmanız gereken 65 kilo ise; aklınızda hep bu 40 kilo nasıl gidecek? sorusu olursa, karamsarlığa kapılırsınız! Önünüzdeki uzun süreç sizi yıldırabilir, ama “ilk hedefim tartıda 100 kg altını görmek” derseniz kısa sürede varacağınız bu hedef motivasyonunuzu arttıracaktır. Kısa sürede vereceğiniz bu beşer kilo sizi olmanız gereken ağırlığa götüren ufak adımlar olacak.

Hemşire, polis, hava alanı çalışanı, sürekli araç içinde veya seyahat etmek zorunluluğu bulunan düzensiz çalışma saatleri ve şekli olan bir mesleğiniz olması da sizin kilo vermenize engel değil! Yaptığınız iş değişmediği müddetçe o size ayak uyduramayacağına göre siz ona ayak uydurmak durumundasınız.  Gece nöbetinde mesai arkadaşlarınızın tükettiği abur cubur veya fast fooda ortak olmak, iş çıkışı hızlıca poğaça, börek vs. tüketmek, öğün sonrası hemen yatıp uyumak gibi yanlışların size daha çok kilo aldıracağını aklınızdan çıkarmayın.

zayiflamak

Diyet yaparken de diyetisyeninizin kontrolünde ödül günleriniz olabilir!

İş seyahati için aynı ay içinde Gaziantep’e gittiğinizde baklava, Adana’da kebap, Samsun’da pide vb. gibi gittiğiniz her şehrin en meşhur yemeğini yerseniz kilo vermeniz zor olacaktır. Unutmayın! Sizin mesleğiniz bu ve ömrünüz boyu bu şehirlere sürekli uğrayacaksınız oraya ilk veya son kez gidecek gibi yemeniz size fazlaca kilo aldırır. Hangi öğünü ne zaman ve ne içerikte yemeniz gerektiğini kendi kendiniz ayarlayamayabilirsiniz, eğer iyi bir diyetisyeniniz varsa o tüm bunları sizin için planlayacaktır.

Zamanında yemek yiyemiyorum!

Trafik, yoğun iş temposu, uzun mesai saatleri, eve geldiğinizde çocuğunuzla ilgilenmeniz nedeniyle akşam yemeğiniz geç vakitlere sarkıyorsa eğer iş yerinizden çıkmadan önce, arabanız veya serviste yulaf ezmeli yoğurt, ufak bir sandviç vb. gibi hızlı ve doyurucu hafif bir öğün tüketip eve geldiğinizde salata, zeytinyağlı sebze yemeği tüketebilirsiniz. Yemek sonrası TV karşısında, kitap okurken vb. yaptığınız abur cubur, kaseler dolusu kuruyemiş kaçamaklarını artık unutmayı deneyin.

Çalışmıyorsunuz ama sizin de bahaneniz çok komşularınızla, arkadaşlarınızla haftada 3-4 kez toplanıyor, sohbet ediyorsunuz. (Tabi bizim ülkemizde bu sohbetler boş çayla kuru kuruya geçmez yanında genelde kek, kurabiye, tatlı, börek vb. olur.) Eğer buluşmanız dışarıdaysa işiniz kolay, artık fast food restoranlarında bile sağlıklı ve düşük kalorili seçenekler var. Ev ziyaretine gidecekseniz kesinlikle aç olmamalısınız, saate göre ara veya ana öğününüzü tüketip o şekilde gitmelisiniz ki orada ki size cazip gelen yiyecekleri kolaylıkla reddedebilesiniz veya en azından miktar ayarlaması yapabilesiniz.

Öğrencisiniz ve yurtta kalıyorsunuz, yoğun sınav dönemlerinde geceleri abur cubur tüketmek, dışardan hamburger, çiğ köfte söylemek o anda sınav stresinizi belki bastırmış olabilir ama ya sınavlar bittiğinde tartıya çıktığınızda yaşadığınız stres ne olacak. Halbuki sınavı bahane etmeyip size kilo aldıracak yiyecekler yerine daha sağlıklı beslenerek meyve, yoğurt, süt gibi besinleri tüketseydiniz her şey daha güzel olabilirdi.

Fazla kilolu olmak, çorabını giyerken kan ter içinde kalmak, kabinde denediği kıyafetin içine girememek, geceleri rahat uyku uyumamak, iki yaşındaki çocuğunun peşinde koşturamamak, kilolarından utanıp deniz kenarında gönlünce güneşlenememek, fotoğraflarda en arkada durmaktan bıktıysanız eğer tüm bahanelerinizi bir kenara bırakın ve bir an önce harekete geçin.

Bu yıl sizin yılınız olsun…

Uzm. Diyetisyen Esra BAŞ TOKTAY

diyetisyen-esra-bas-toktay

 

+ There are no comments

Add yours