Bu Ülkeleri Çocuklarınızla Gezin 

Bu Ülkeleri Çocuklarınızla Gezin 


Çocuklarla yapılan yurtdışı tatilleri keyifli olduğu kadar fazlasıyla yorucu da olabiliyor. Seyahatlerimizi onlara uygun şekilde düzenleyemiyor ve doğru şehirleri seçemiyorsanız onları suçlamak anlamsız olacaktır. Çocuklara hitap edecek yerleri seçmek güzel ve sorunsuz bir tatil yaşamanızı sağlacak. Gelin hepbirlikte bu şehirlere bir göz atalım.

Paris

Aşıklar şehri olarak bilinen Paris, istenirse çocuklar için son derece keyifli ve eğlenceli bir tatil yeri olabiliyor. Musee de la Poupee (Oyuncak Bebek Müzesi) tam çocuklara gore bir yer. Küçük müzeleri gezmeyi seviyorsanız çocuklar kadar sizin de ilginizi fazlasıyla çekecek bir müzeden bahsediyoruz. Yaklaşık 500 Fransız oyuncak bebeğe sahip bu müze 1994’te kurulmuş. 1800’lerden bugüne bir sürü bebeğin bulunduğu koleksiyonda çeşitli oyuncaklar, mini mobilyalar ve aksesuarlar da bebeklere eşlik ediyor. Odalardan sadece bir tanesi bebeklerin neyle ve nasıl yapıldığına odaklanmış. Daimi koleksiyonun yanında geçici olarak yer alan sergilerin de atlanmamasında fayda var. Paris’te çocuklarınızla harika birgün için bu müzeye uğramadan dönmeyin deriz.

Paris’ e gelmişken dillere destan Disneyland’a uğramadan asla olmaz. Şehir merkezine 32 kilometre uzaklıktaki Disneyland, kesinlikle iyi ki gelmişim diyeceğiniz bir yer. Üç alana ayrılan Disneyland; Walt Disney Stüdyoları, Disneypark ve otellerin bulunduğu kasabadan oluşuyor. Çocuğunuzun yaşına ve ilgi alanına göre seçebileceğiniz çeşitli oyun ve oyuncaklar oldukça fazla. Tehlikeli olup olmadığına siz karar verebilir ona göre çocuğunuzu hangi oyunları seçebileceği konusunda yönlendirebilirsiniz. Disneyland, sabahtan akşama kadar eğlencenin tadını çıkartmak, her yaşa göre eğlence bulmak, yemek yemek ve alışveriş yapmak için olanak sunuyor. Açıldığından beri sayısız ziyaretçi ağırlayan yer Fransa ve Avrupa’nın en çok ziyaret edilen yerlerinden biri.

disneylandLondra

Londra’da bir çocuk nasıl eğlenebilir ve keyif alabilir diyorsanız kesinlikle onu götürebileceğiniz doğru yerleri henüz keşfetmediniz demektir. Dünyanın en küçük arabasının, çift başlı ineğin, beyaz timsahın, ressam atın bulunduğu bir müzeden bahsetmek istiyorum; ‘Ripley’s Believe It or Not’. Aklınızı ve hayallerinizi zorlucak birçok süpriz bu ilginç müzede yerini almış. Dünyanın en şişman ve en uzun adamları, Swarovski kaplı Mini Cooper ve yolunuzu kaybettiren aynalı labirent. İllüzyonlarla süslü bu müzede çocuklarınız çok eğlenecek ve bu güzel deneyimi hiç unutmayacaklar.

Almanya

Almanya’ da rüya gibi bir masal yolculuğuna başlayabilirsiniz. Bu masalda; kahramanlar, şatolar, ormanlar ve kuleler size bekliyor. Öncelikli durağımız tabiki de çocukların ve masal dünyasının iki büğyük ismi Grimm Kardeşler’in doğduğu yer, Hanau. Frankfurt’a 2o kilometre uzaklıkta bulunan kasabanın meydanında Grimm Kardeşler’in dev heykelleri var. Onlar adına bulunan müze de mevcut. Bu müzede Alman masal geleneği içindeki önemleri ve hayat hikayeleri anlatılıyor. Bu müzeyi gezdikten sonra 100 kilometre kuzeye ilerlediğinizde ise bir tepenin üstünde Pamuk Prenses’in evi sizi karşılayacak. Artık Bergfreitheit köyündesiniz. Bir hayal dünyasına adım atar gibi Yedi Cüceler’in evine girip yataklarının bulunduğu odaya şaşkınlıkla göz atacaksınız. Üst kata çıktığınızda ise, masala ilham kaynağı olan ve genç yaşta ölen Margaretha van Waldeck’in yaşam öyküsü anlatılıyor. Margaretha, üvey annesi tarafından küçücük çocukken evden atılmış ve 21 yaşında zehirlenerek öldürülmüştür.

+ There are no comments

Add yours