Anlaşmalı Boşanmada Dikkat Edilecek Hususlar

Anlaşmalı Boşanmada Dikkat Edilecek Hususlar


Sevgili okuyucular Merhabalar, bu yazımda “Anlaşmalı Boşanma” yı anlatacak ve önemli bulduğum birkaç hususu dile getireceğim. Öncelikle belirtilmesi gereken, boşanmanın da evlenme gibi hayatımızın olağan akışı içerisinde birbiri ile karı-koca olmayı seçmiş iki insanın anlaşamaması ve bu kişilerden birinin yahut her kişinin de bir arada yaşama arzu ve gayretinde olmaması sonucu gerçekleşen bir durum olduğudur. Hukukumuz “aile” kurumu dahilinde karı-koca sıfatına sahip her iki kişinin de boşanmak istediği ve nafaka, tazminat gibi hususlarda anlaştığı halleri “Anlaşmalı”; Tarafların boşanma ve/veyahut nafaka, tazminat taleplerinde ortaklaşa bir mutabakata varamadıkları halleri ise “ çekişmeli” boşanma olarak adlandırmaktadır.

Anlaşmalı boşanmada her iki kişi de boşanma arzusunda olmalı ve evliliğin artık yürümeyeceği hususunda hemfikir olmalıdır. Aksi takdirde, boşanmak istememesine rağmen sırf diğer taraf boşanmak istiyor diye gurur, hırs gibi duygularla fevri davranarak anlaşmalı olarak boşanıp, nafaka ve sair gibi taleplerde bulunmayan kişiler boşanma kararının tebliği ile bu gerçeğin farkına varmakta ancak tabiri caizse iş işten geçmiş bulunmaktadır. Zira işbu raddeye geldikten sonra, kendi beyanı ile mahkemede boşanmak istediğini ve nafaka, tazminat ve sair hiçbir talepte bulunmadığını belirten kişi Kanunda öngörülen hata, hile ve tehdit,cebir halleri dışında ( ki bunların da ispatlanabilir olması koşuluyla) bu karardan geriye dönememektedir. Bu nedenle anlaşmalı boşanmada dikkat edilmesi gereken birtakım hususlar vardır. Buna göre;

  • Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekmektedir. Dolayısıyla 1(bir) yıldan az sürmüş evliliklerde Tarafların anlaşmalı boşanması mümkün olmayacak olup, Taraflar ancak varsa diğer boşanma sebeplerine örneğin evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı (çekişmeli) boşanma davasının temel türü olan şiddetli geçimsizlik sebebine dayanarak boşanabileceklerdir.
  •  Eşlerin birlikte mahkemeye başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi gerekmektedir. İşbu hususta davayı kimin açtığı (davacı sıfatına sahip olduğu) ve dolayısıyla davayı açmak için harcı kimin yatırdığı önem arz etmektedir. Zira yukarıda bahsettiğim gibi hırsla soluğu mahkemede alan kişiler ( maalesef fevri hareket eden taraf genelde kadınlar oluyor) davacı olmaları durumunda karar kesinleşene kadar davadan feragat etme hakkına sahip olacakken, tam tersi bir durumda davanın adı “anlaşmalı boşanma” olmakla birlikte, davadan vazgeçme hakkına sahip olamamaktadır. Bu nedenle hak kaybının söz konusu olmaması için, boşanma davalarının bir avukat tarafından takip edilmesi daha uygun olacaktır.
  • Hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi gerekmektedir. Dolayısıyla Tarafların en azından bir celse Mahkemede huzur bulunmaları ve iradeleri açıklamaları gerekmektedir. Bu husus, bilhassa taraflardan birinin diğeri üzerinde tehdit, korkutma gibi durumlarla hâkim olup olmadığı ve her iki tarafından boşanma kararını serbest iradesiyle alıp almadığının hakim tarafından takdir edilmesi açısından gerekmektedir.
  • Tarafların boşanmanın malî sonuçları ve çocukların durumu ile ilgili olarak bir düzenleme üzerinde anlaşmaları ve hâkimin de düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir. Boşanmanın mali sonuçlarından kasıt tazminat ve nafaka gibi hususlardır. Zira boşanma sonucunda eş için yoksulluk nafakası, çocuk(lar) için iştirak nafakası ve çekişmeli boşanmalarda boşanma sırasında geçerli olmak üzere tedbir nafakası talep edilebilmektedir. Mali hususlar ile birlikte önem arz eden diğer bir konu ise çocuk olması durumunda velayettir. Tarafların bu konularda ortak bir mutabakata vararak anlaşmaları ve şüphesiz hakimin tüm bu anlaşmaları uygun bulması gerekmektedir. Hâkim, söz konusu anlaşmayı olduğu gibi kabul edebileceği gibi, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilecektir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunacaktır. Uygulamada taraflar bu hususlara ilişkin bir boşanma protokolü hazırlamaktadır. Ancak bu protokol esas alınacak metin olduğundan, özenle hazırlanması gerekmekte olup, bu konuda uzman bir avukattan yardım alınması, ileride doğabilecek zararların önüne geçilmesini sağlayacaktır. Taraflar hazırlanılan bu protokolü anlaşmalı boşanma dosyasına ibraz etmektedirler. Protokol hazırlanmadığı durumlarda, üzerinde anlaşılan konuları tutanağa geçirtmek suretiyle de boşanmaya karar verilebilir. Ancak yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi, anlaşmalı boşanma davalarında hak kaybına uğramamak için sözlü ve/veyahut yazılı beyanlara dikkat edilmesi gerekmektedir.

Yukarıda sayılan şartların hepsinin var olması durumunda, kanunun aradığı sebep olan  “evlilik birliği temelinden sarsılmış” sayılmakta ve mahkemece başka bir delil aranmaksızın tarafların boşanmalarına karar verilmektedir. Bu nedenle, belirtmiş olduğumuz hususların dikkate alınması ve ani bir kararla hareket edildiği takdirde “öfke ile kalkan zararla oturur” atasözünün akla getirilmesi uzun vadede yararınıza olacak olup, boşanma hukukunda uzman bir avukattan yardım almanız da doğması muhtemel zararların önüne geçecektir.           

Sevgiler,                    

hande güler

                                                              

+ There are no comments

Add yours